İNCİR KUŞLARI
Yazar: Sinan AKYÜZ
Dili: Türkçe
Sayfa Sayısı: 340
1. Basım: 2012
18. Basım: 2016
Yayınevi: Alfa
***
Cefakeş Boşnak kadınlarına ithaf edilmiştir....
***
Bu kitap hayal ürünü bir roman değildir.
TAMAMEN GERÇEKLERE DAYANMAKTADIR.
***
Bir gün...
Sıradan bir insanın başına sıra dışı bir olay geldi.
Ve böylece baş karakterimizin yolculuğu başladı...
***
KAÇIŞ
Hızla daldım nehrin sularına. Suyun berraklığında kayboldum adeta. Utanç verici günlerin lekesini bedenimden silip atmak istercesine başımı bir süre sudan çıkarmadım.
Sonra sudan dışarı çıktığımda, bir sünya dolusu kirden arınmış gibiydim. Dimiyemi çabucak giyindim, arkma bakmadan koşmaya başladım.Koştukça bütün hayatı, yaşadığım kabus dolu günleri sanki arkamda bırakıyordum.
ormanın derinliklerinde hiç durmadan koştum, koştum, koştum... En sonunda durdum. Boynum, omuzlarım, göğsüm ter içinde kalmıştı. Bacaklarım yorgun bedenimi daha fazla taşıyamadı ve olduğum yere yığılıp kaldım. Uzun süre soluklanmaya çalıştım.
Daha sonra çaresizlik içinde etrafımda dönüp durdum. Ansızın bir el silah sesi duydum. Yüzümü ellerimle kapayarak kendimi hemen yere attım. "Beni öldürmeniz için size yalvarıyorum," diye yakarmaya başladım.
Yakarışlarım cevapsız kaldı. Çevremde bir süre sessizlik hüküm sürdü. Elimi yüzümden çektim. Korkarak etrafa bakındım. Ortalıkta, ağaçların dışında bir Allah'ın kulu gözükmüyordu. İçimi büyük bir sevinç kapladı. Ayağa kalktım, tekrar koşmaya başladım. epey süre koştuktan sonra dizlerimin üzerine çöküp kaldım. Acıktığımı ve susadığımı hissettim; aynı zamanda üşüyordum da. Bir ağacın gövdesine sığındım ve başımı kaldırıp gökyüzüne baktım. Gökyüzüne bir nefes ışık üflemişti sanki. Çiçek ve ot kokuları çoktan havaya karışmış, mis gibi kokan bu hava açlığımı iyiden iyiye kamçılamıştı.
İçimde fırtınalar koptu. Ağlamaya başladım. Neden Allahım? Bu genç yaşta neden bu kadar şidddetli kaderi içime üfledin? Oysa ben kendimi çok inançlı ve cesur sanırdım. Beni hiçbir şey korkutamaz derdim. Şimdi şu halime bak! Bilmediğim bir yerde, gözleri dönmüş, aç hayvanlar gibi kudurmuş insanların ellerinden kaçıp kurtulmaya çalışıyorum.
Neden Allah'ım, neden bana bu genç yaşımda bana hayatı erken öğrettin?
Baştan aşağı titriyorum. Yaşlı gözlerimi ellerimin arasına gömüp bir an ölümü düşündüm. Kim bilir, şimdi ne kadar da güzeldir ölüm. Kahverengi toprakta huzur içinde uyumak, başının üzerine hafifçe esen yelin kuru otlar arasında çıkardığı hışırtıyı dinleyip hoş bir seda bulmak... Ve her şeyden önemlisi içinde bulunduğum anı unutmak, hayatı ve bu hayatta yaşayan günahkar insanları bağışlamak...
O an kendimi son derece yorgun ve tükenmiş hissediyorum. İçimi sise benzeyen puslu bir keder kaplamıştı. Bir baykuş tepemde ötüp duruyordu. Ayın parlayan yüzüne baktım. Kendi hayallerime, düşüncelerime daldım...
-YAZAR-
Sinan Akyüz (Nisan 1972, Iğdır) Türk gazeteci ve yazar. Akyüz, orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda tamamladı. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Yirmi üç yaşında gazeteciliğe başladı.
Gazeteciliğin hemen hemen her kademesinde çalıştı. Daha sonra gazeteciliğe ara verip Almanya'ya gitti. Bir süre sonra tekrar İstanbul'a döndü. 1996'da Sabah Gazetesinin dergi grubunda çalışmaya başladı. O dönem fotoğrafla tanıştı. Birçok yayın organına moda ve portre fotoğrafları çekti. 1999'da Sabah Gazetesinin hafta sonu eklerinde çalışmaya başladı. 2001 de fotoğrafçılık mesleğine ara verip ağırlıklı olarak kitap yazdı. 2006 yılında ise Takvim Gazetesinde köşe yazarlığına başladı.Şuan Takvim Gazetesinde köşe yazarlığına devam etmektedir. Ayşen Akyüz ile evli olan yazar iki çocuk babasıdır. (Alıntı)
yazarlığına İlk defa bir Sinan Akyüz romanı okudum. Ne kadar çok şey kaçırmışım, benim ülkemde böyle hikayeler varken kafamı ne kadar çok yabancı romanlara yummuşum meğer...
Sinan Akyüz'ün ilk İncir Kuşlar'ı romanını okudum ve kesinlikle diğer tüm kitaplarını okuyacağım. Kesinlikle...
İncir Kuşları'na gelirsek, roman zaten belirtildiği gibi hayal ürünü değil tamamen gerçek olaylar üzerine yazılmış. Okurken bunların gerçekten yaşandığını bilmek kanınızı donduruyor. Okurken keyif almıyorsunuz, duygulanıyor hatta acı çekiyorsunuz.
Konu itibarıyla sürükleyici öyle ki ben 340 sayfalık bu romanı sadece bir günde bitirdim. Hatta 12 saatte desem doğru olur. Çocuğumdan ve işimden kalan bu zamanda sadece okudum, okudum, okudum...
İncir Kuşları'nı okurken, sürüklenecek, dehşete düşecek ama hep bir umut arayacaksınız.
Ve son bir şey kitap için bir puanlama yapmayacağım kötü olduğundan değil bu olayı yaşamış olan insanlara saygısızlık olur düşüncesindeyim.
Kısacası, kesinlikle okuyun derim









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder