.sidebar h2 { background:url(http://i.hizliresim.com/oj6qMQ.png); background-repeat: no-repeat; background-position:center; height:50px; margin:0; padding:20px 0px 0 0px; text-align: center; text-transform:uppercase; }

SLAYT

3 Nisan 2017 Pazartesi

-KAFKAOKUR-

KAFKAOKUR SAYI 16



***
Bir arkadaşımın tavsiyesiyle aldığım ve çok beğenerek okuduğum bir dergi. Kafkaokur 2 aylık bir edebiyat dergisi. İçindeki öyküler, şiirler, anlatılar, röportajlar, konu aldıkları yazar hakkında ki biyografileri, denemeleri her şeyi çok güzel. Kısaca çok yönlü ve çok dolu bir yayın. 2 ayda bir çıktığı için sindire sindire okuyorum. Güzel bulduğum hoşuma giden yerlerin altını çiziyorum.

Bu sayıda kapak konusunda Didem Madak'ı ele aldılar.
Annesini erken yaşta kaybetmiş ve şiirlerinin çoğunda ona olan özlemini anlatıyor Didem Madak

"Sen bir çocuk  romanı annesi ol isterdim.
Ölü mısır tarlaları hışırdıyordu
Ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri
Diye başlayan bir çocuk romanından"

Didem Madak on üç yaşındayken annesini  bir hastalıktan dolayı kaybetmiş.

"Ölen her kadın için için şiir yazdım.
Onları Muc'a evin karşılığında verdim 
Çok ucuza.
Artık bütün üzgün oluşlarımın adı: Anne!"


 "Bazı geceler uyanıp sigara içiyorum karanlıkta Odamdaki aynada yanıp sönen küçük kırmızı bir yıldızım."


***
Orhan Alkaya ile Röportaj yapıldı.

***
Film incelemesinde "Korkuyorum Anne" var

***
Sayfa 17 de Nazlı Başaran'ın şiiri Bir Mektup Kırılganlığında çok hoşuma gitti. Şiirinde altını çizdiğim cümle↓

"Geçici heveslerimiz olmasa iyi insanlardık aslında"

***
Makalede Valeria Solanas anlatılmış.

"Birbirleriyle empati kurma kabiliyetine sahip akılcı, bütünlüklü ve rekabet etmeleri için doğal bir sebep olmayan varlıklardan oluşan bir toplumun, hükümete, kanunlara ve liderlere ihtiyacı yoktur"
(Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu)











1 yorum:

  1. paylaşımlarınız çok güzel,güzel bilgiler aktarıyorsunuz.

    YanıtlaSil